Körler Köyü

İyi bir yönetici; züccaciye dükkânına giren fili, en az hasarla çıkarabilendir.

Sevgili okurlar bugün yıllar önce okuduğum güzel ve anlamlı olan körler köyü hikâyesiyle başlamak istiyorum.

Yaşadığımız toplumda gerek iş dünyasında, gerekse hayatın tüm alanlarında örneklerine sıkça rastladığımız bir anlayışa kısadan hisse vurgusuyla dikkat çekmek istedim.

Yaşadığı toplumda, yaşadığı karmaşa ve düzensizlikten bıkan bir adam varmış bundan sonraki hayatını kavganın küslüğün ve karmaşanın olmadığı, sevginin ve dostluğun hakim olduğu bir yerde geçirmek istiyormuş.

Bu vesileyle düşmüş yollara dere tepe düz gitmiş çok uzaklara hiç bilmediği yerleri keşfetmeye çalışıyormuş. Haftalarca, aylarca böylesine bir yeri aramakla geçirmiş fakat hiçbir yer istediği gibi değilmiş. Tam umudunu yitirmişken kör bir çobana rastlamış. Çobana ne aradığını uzun uzun anlatmış.

Çoban – yabancı senin tarif ettiğin yer bizim köydür. Yıllardır huzur içinde yaşarız kavga küslük nedir bilmeyiz herkes sevgiyle gül gibi geçinir. Sen bizim köye yerleş beraber köye gidelim seni muhtar ve ihtiyar heyetine götüreyim.

Adam çok sevinir. Sonunda bulmuştur aradığı köyü bundan böyle huzur içinde mutlulukla yaşayacaktır, büyük bir heyecanla…

Yabancı – sağ ol çoban kardeş seni karşıma Allah çıkardı Beraber köye doğru yola koyulurlar çoban muhtara ve ihtiyar heyetine durumu anlatır herkes çok sevinir ve yabancıyı köylerine kabul ederler ona kalacak bir yerde verirler.

Adamın dikkatini çoban gibi herkesin kör olduğu ve kimsenin görmediği çeker. Bu durumu çokta umursamaz. Önemli olan sevgi ve huzurdur onu da bu köyde bulmuştur.

Yabancı – Hepinizden Allah razı olsun der çok iyisiniz bende sizin için elimden gelen her yardımı yapacak size olan borcumu böylece ödeyeceğim.

İlk gün büyük bir huzurla yatağına gider, çok mutludur gönül rahatlığıyla derin bir uyku çeker. Sabah büyük bir gürültüyle uyanır. Gelen seslerden köylülerin naraları ve sitemleri vardır. Köyün Hatça ninesi ineğinin kaybolduğunu, avazının çıktığı kadar bağırır.

Muhtar emmi otlarının çalındığını, diğer geriye kalan birçok köylü kaybolan eşyalarından bahseder. Bir süre sonrada bu sesler kesilir ve her şey eskisi gibi devam eder. Bu durum birkaç gün daha devam eder. Yabancı bu olan biteni çok merak eder. Her sabah böylesine bir uyanış, kaybolan ve çalınan eşyalar, birkaç saat sonrada hiçbir şey olmamış gibi devam eden hayat.

Tüm bunların nedenini öğrenmek için gece uyumaz ve köyde olan biten ne varsa hepsini görür. Kim kimin neyini çalmışsa sabah başlayan şikâyetlerle bire bir anlatır. Eşyası çalınan kim varsa çalanın kim olduğunu öğrenir aralarında büyük bir husumet ve kavgalar başlar. Artık eskisi gibi sabah gürültüyle kimse uyanmıyor bağrışmalar, karmaşalar olmuyor kimsenin hiçbir şeyi çalınmıyormuş. Fakat köyde olabildiğince bir huzursuzluk baş göstermiş, kimse kimseyle konuşmaz olmuş. Bu durum köyün ileri gelenlerini rahatsız etmiş ve ihtiyarheyeti toplanmış bu işe bir çözüm aramaya başlamışlar.

Muhtar – ‘’yahu köyümüzde eskiden hiç kavga olmaz kimse kimseyle küsmez gül gibi geçinirdik’’.

Bu işte bir gariplik var ne olduysa köyümüze bu yabancı geldikten sonra başladı’’ diyerek diğer köyün ileri gelenleri de bu görüşe katılmış. Ortak karar almışlar ‘’ bu yabancı hasta, onu tedavi ettirelim yoksa köyümüz yaşanmaz hale gelecek herkes bir birine düşman olacak’’ diyerek yabancıyı çağırmışlar.

‘’sen köyümüze geldikten sonra artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Sen hastasın bu hastalığın köyü mahvediyor çaresi yok seni derhal köyün hekimine götüreceğiz’’

diyerek ısrarcı olmuşlar. Yabancı her ne kadar hasta olmadığını aksine sağlıklı olduğunu ısrarla söylemiş olsa da çare olmamış. Köylüler yabancıyı zorla ellerinden ayaklarından tutarak, köyün kör hekimine götürmüşler. Durumu kör hekime anlatmış yabancıyı hekimin önüne koymuşlar. Hekim elleriyle muayeneye başlamış ayaklarından başlayarak yukarı doğru gelmeye başlamış sağlam olan her yer için ‘’Allah Allah bir şey yok, Allah Allah bir şey yok’’ diyerek şaşkınlık ve kararlılıkla muayenesine devam etmiş.

Yüzüne gelince; ağzına burnuna kulaklarına tek tek dokunarak geçmiş ve gözlerine gelince durmuş. Tekrar dokunmuş, köylüler merak içinde dinliyor ve sonucu beklerken birden bire…

Hekim –‘’ Buldum tamam demiş hastalık tam olarak burada’’

Burada diyerek elleriyle gözleri yoklayıp diğer köylüler gibi, bir daha asla göremeyecek şekle getirerek tedaviyi tamamlamış. Böylelikle köye eski huzur ve sevgi geri gelmiş.!!

Kıssadan hisse.

Hoşça kalın.Candan Genceroglu

Ben İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler mezunuyum. İş yaşamına 1985 yılında sigorta, turizm, nakliye taahhüt ve taşımacılık faaliyetleriyle başladım. Katı atık sektörde yurt içi ve yurt dışı projelerde bulundum. Sektörde uzun yıllar üst düzey yöneticilik makine ikmal ve satın alma direktörlüğü, gurup yönetim kurulu üyeliği gibi çeşitli görevlerde bulundum.28 yıla yakın tecrübemle 2014 yılında Gentek Lojistik, Temizlik ve Endüstriyel Ürünler A.Ş’yi kurarak katı atık ekipmanları satış, kiralama, temizlik ve geri dönüşüm alanında faaliyetlerimi sürdürmekteyim.

Yorum Yazın:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Site Footer